Ahmed Arif
1927 'de Diyarbekir'de doğan Arif, doğu aşiret törelerinin içinde
büyüdü.Ortaöğretimini Diyarbakır Lisesinde tamamlayıp, Ankara Üniversitesi Dil
ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe bölümü nde bir süre eğitim gördü.
1950 yılında TCK'nın 141.maddeye aykırı görülen siyasi görüş ve eylemleri
nedeniyle iki kez tutuklandı ve öğrenimi yarıda kaldı.Serbest kaldıktan sonra
Ankara'da düzeltmenlik, teknik sekreterlik ve gazetecilik yaptı.
Ahmet Arif şiire lise sıralarında Ahmet Haşim , Ahmet Hamdi Tanpınar , Sıtkı
Tarancı gibi şairlerin etkisinde kalarak birtakım denemelerle başladı.Bir süre
sonra acemice yazılmış olan bu şiirlerin şiir olmadığına, gerçek şiirin bu kadar
kolay yazılmaması gerektiğine karar verdi.
1944-48 yılları arasında İnkılapçı Gençlik ve Meydan dergilerinde yayımlamaya
başladığı şiirleriyle adını duyurdu.1950'den sonra dergilerde Seçilmiş
Hikayeler,Yeryüzü ,Beraber ,Yeni Ufuklar ,Kaynaklar adlı şiirleri seyrekte olsa
yayımlandı.Ardından uzun bir süre siyasal baskılar nedeniyle şiirleri
yayımlanamadı.
1968 yılında çıkan tek şiir kitabı " Hasretinden Prangalar Eskittim " Türkiye'de
en çok basılan ve okunan şiir kitaplarından oldu ve şaire haklı bir ün
kazandırdı.
Ölümünden sonra " Kalbim Dinamit Kuyusu " adlı bir şiir kitabının daha olduğu
yada kitaplaşmamış şiirlerinin bu adla basılacağı söylenmişse de böyle bir kitap
henüz yayımlanmadı.
Ahmet Arif ilk şiirlerini ortaya çıkardığı sıralarda Orhan Veli ve
arkadaşlarının şiir anlayışı ön plandaydı, diğer yandan başka bir grupta Nazım
Hikmet'in çizgisinden bir şiir geliştiriyordu.
Nazım Hikmet'in açtığı yoldan yürümeyi tercih eden Arif, ondan aldığı
şiirselliği, bir anadolu özlemiyle geliştirdi.
Birbirini izleyen kısa, vurucu dizeler, yinelemeler, bölümlemeler şiirine hem
özü yansıtan bir ritim kazandırdı hem de imgelerini güçlendirdi.Ama onda ritim
sese değil söze dayandığından daha derinlere inerek büyük bir lirizmin kaynağı
oldu.
Bunun yanı sıra Ahmet Arif'in birçok şiiri bestelendi, çeşitli müzik anlayışıyla
değerlendirildi.