Nesimi
Çimen (1931 - 2 Temmuz 1993)
Nesimi Çimen , ünlü bir
halk ozanı. 1929 veya 1931 Adana`da doğdu
Nesimi Çimen 1931 yılında Adana'nın Saimbeyli Kazasının Fatmakuylu
Köyü'nde dünyaya geldi. 1941 yılında on yaşındayken ailesiyle
birlikte Kayseri'nin Sarız kasabasına bağlı İncemagara Köyü'ne göçtü.
Oniki yaşında heveslenerek cura çalmaya başladı.
Bulunduğu ortamda Alevi deyişlerini öğrendi ve çevresinde, kendine
özgü yorumlarıyla ilgi gördü. O günden ölümüne kadar curasını
elinden bırakmadı, curasıyla birlikte iki Temmuz 1993'te Sivas'ta
şeriatçi ateşte yandı. Yoksul bir Alevi ailedendi.
Daha çocuk yaşta hayatını çalışarak kazanmaya başladı. 1946 yılında
evlendi, tekrar göçtü. Bu defa Adana'nin Kozan kasabasıniın Faydalı
Köyü'ne yerleşti. O köyde çapacılık yaptı. Kalaycılık ve bakırcılık
öğrendi.
Geçimini köy köy dolaşarak bu mesleklerden sağladi. Bir yıl sonra
tekrar Kayseri-Sarız' a göçtü. 1953 yılında askere gitti. 1956 da
tekrar Adana Kadirli'ye döndü.
1959 da ise Maraş- Elbistan'ın Akdil Köyü'ne yerleşti. 1960 yılında
tekrar Kadirli'ye dönen Nesimi Çimen'i bu kadar sık göçüren neydi?
1962 yılından sonra İstanbul'a yerleşti ve bir mozaik fabrikasına
işçi olarak girdi.
Işçilikle birlikte Nesimi'nin hayatı da biraz düzene girdi. Yeni
kurulan Türkiye Işçi Partisi ile tanıştı ve partiye üye oldu. TIP'in
düzenlediği birçok gecede kendi demelerini ve Alevi deyişlerini
çalıp söyledi.
1984'ten 1987 yılına kadar Isveç'te yaşadıktan sonra, orada oturma
hakkı olmasına ragmen ülkeye dönmüştü. Dönmeden önce Almanya'nin
birçok kentini, bu arada Berlin'i de ziyaret etmişti.
Sanki dostlarıyla vedalaşmaya çıkmıştı, curanın bu büyük ustası. . .
Türkiye'de eserlerini yayınlamak istiyordu. Umarım, onun acılarımı
dile getireyim dediği eserleri zaman geçmeden yayınlanır. Nesimi
eserleriyle sevenlerine ulaşır.
Nesimi Çimen sık sık sermayemiz laf derdi. Muhabbetine katılanlar,
onun başından geçenleri nasıl bir öğreti gibi anlattığına
şahittirler. Ben bir tanesini size aktarayım:
Nesimi Çimen, arkadaşları Osman Dağlı ve Mehmet Tokatlı ile aşırı
bir sıcak günde Istanbul'da bir cadde de birini beklemektedirler.
Gelecek, saatler geçmesine ragmen gelmemiştir. Sıcaktan ayakta
duramaz hale gelen üç arkadaş yakınlarındaki camiiyi görerek
gölgesine sığınmak isterler.
Kapıda camiinin hocasi Nesimi'ye dur sen giremezsin der Elindeki ne
diye sorar. Nesimi: Cura diye yanıtlar soruyu. Onunla içeri
giremezsin der hoca. Nesimi; Niye girilmesin Hoca. Surda bir
Müslüman gelse. Elinde kitabıyla içeri girmek istese engel mi
olacaksınız? Onu elbette sokariz der Hoca. Nesimi, o halde ben de
gireceğim, cura benim kitabim der ve girer camiinin içine.
Sıcaktan kavrulmus üç arkadas gölgede biraz rahatlamışlardır. Nesimi
Çimen uzanı verir camiinin ortasına. Hoca tekrar görevini yapar.
Allah'ın evinde böyle uzanılmaz! Nesimi cevabı yapıştırır: Be Hoca,
bura Allah'ın evi, bende ona misafir geldim. Yani Allah'ın evinde de
mi rahat edemeyeceğiz?" Hoca ne söyleyeceğini şaşırmıştır.
Balet Mazlum Çimen'in babasıdır.
|